24 Ağustos 2014 Pazar

Nasıl Kitap Yazılır ? İlham perisi ile Kitap Yazmak

Ya ben var ya bunu yazsam roman olur! Evet hemen hemen hepimize tanıdık gelen bir cümle. Roman olur olmasına da nasıl olur?

  Şimdiye kadar herhangi bir edebi çalışma içinde olanlarınız çoktan hakkımda kötü düşünmeye başladı bile. Bu nasıl bi başlık hocam, her yazarın stili kendine göre diye. Elbette ona bir lafım yok. Ben daha çok ilk defa kitap yazacak, elinde yada aklında bir sürü fikri olan ve bunları kağıda dökmeye çalışan arkadaşlarla şu köşede olacağım.



  Şimdi söyleyeceklerime inanmayabilirsiniz, ancak en iyi romanlar sokakta yürürken, bir yere boş boş bakarken, tuvaletteyken (biz Türküz bu şıkkı eklemem şarttı) otobüs, metro beklerken size sessizce yaklaşır. İşte o an dikkatinizi bozacak herhangi bir olay meydana gelmezse yavaşça aklınızdan içeri girmeye başlar. Size hikayenin başlangıcını fısıldamaya başlar. 

  Bu andan itibaren çevrenizle bir alakanız kalmaz ve aklınızdaki sesleri dinlersiniz. Sesler her saniye çoğalır, "sonra şu oldu, sonra bu oldu" tarzında aklınıza yumuşakça masaj yaparak sözcüklerini akıtır. Buna biz kalem severler ilham perisi de deriz. Ne kadar şanslısınız ki şuan kitabınızı size fısıldıyor ancak hemen heveslenmeyin. Bu anı değerlendirebilenlerin kitaplarını şuan tüm dünya olarak okumaktayız.

  Çoğumuzun aklına gelen o sesler, inanılmaz fikirler barındırsa da, gün içindeki telaşenin içinde, tıpkı bir otobüse binip giden kişiye arka camdan bakarcasına size bakıyor. Çoğumuz gün içinde bu ruh haline giremeyecek kadar yoğun oluyoruz. Ancak şunu asla unutmayın, iyi hikayeler, güçlü kurgular, hiçlikten gelir. 

 İçinde saf yaratıcılık bulunduran, her sayfasında sizden bir şeyler taşıyan, okuyanın asla bir kağıt parçasına baktığına inanmadığı eserler, kendinizle baş başa kaldığınız zamanlar da, başka bir dünyadan ışığa gelip görünür olurlar. Gün içinde işinize, eşinize, varsa çocuklarınıza ayırdığınız zamanı kendinize de ayırmak zorundasınız.

Kitap yazmak bir vardiya değildir. 


  Oturup yazabilmek için o ruh halinde olmak zorundasınız. Her gün aynı saatte yazı yazan bir adamla, bahsettiğim duygularla yazı yazan başka bir adamın kaleminden dökülenler arasındaki farkı bir düşünün. Elbette yazmaya çalıştığınız bir biyografiyse o zaman seçenekleriniz çok farklılaşır. Ancak içinde kurgu taşıyan her eser, yaratıcı olmak zorundadır ve söylediğim gibi saf yaratıcılık hiçlikten gelir ve çok uzun süre sizle kalamaz.

  İlham perisinin sevmediği şeyler arasında ilk gelen uygunsuz ortamdır. Bunların başında gürültü gelir. Cadde de yol çalışması var ve sizin elinizde de bir kalem. Olmadı. Yazında olsa o cam kapanıyor evin en uzak köşesine doğru yola çıkıyorsunuz. İlham perisi yazdıklarınızla o an kulağınızın duyduklarıyla da çok ilgilenir. Tarzınız olmayan müzikler kulağınızda yankılanırken sayfalara dökülen sözcükler arasında siz yer alamazsınız. 

  Yada hikayenizle alakası olmayan ruh hallerindeki müzikleri dinlemek, kaleminizin ıskalamasına yol açacaktır.Uykusuzsanız, aklınızda sevgilinizin son attığı mesaj varsa, telefonunuz her 5 dakikada bir titreşimde olsa bile çalıyorsa, yarın önemli bir toplantınız, sınavınız, bir görüşmeniz varsa yine kaleminiz ıskalayacaktır. Çünkü orada değilsinizdir ve ilham perisi çoktan onunla iletişime geçecek kişileri aramaya çıkmıştır bile.

  Kurgu yaratıcılık ister demiştim. Yaratıcılık ise çok pahalı hemen herkeste bulamayacağımız bir özelliktir. Pahalı yerine nazlı demek daha doğru olacak sanırım. Bahsettiğim şartları şuan ki dünyada kaç yazar adayı arkadaşımız sağlayabilir acaba?

  Okulda yemekhanede oturuyorsunuz bir anda ortamdan uzaklaşmaya başlayan gözleriniz ilham perinizin geldiğini hatırlattı. Size ilham perinizle buluşmak için eve gidin diyemem. Aklınızı da alacaksanız elbette gidin ve yazmaya başlayın. Elbette her yazar dünyadan izole olarak yazılarını yazmaz. Kimisi kalabalık sever. Kimisi yolculukları sırasında yazar. Bu tamamen kişiden kişiye değişen bir stildir. Sizde karakterinizle alakalı olan yazma stilini bulduğunuz gün, söylediklerimi daha net anlamaya başlayacaksınız.
  Bu konuştuklarımız işin soyut kısmıydı. Gelelim somut kısımlara. Bir sanat eseri meydana getirmekle, bilimsel bir deneyi yürütmek arasında hiçbir fark yoktur desem aklınızda ne canlanırdı ?

  Çok fazla aklınızı karıştırmayın. Bu cümleden ortaya çıkan tek bir sonuç olacak. Emek. Hikayeniz, karakterleriniz sizinle birlikte yaşamalı. Aklınıza gelen her ayrıntıyı not etmelisiniz. 2 adet dosya klasörü alın. Notlarınızı başlıklar halinde klasörlerinize koyun. Örnek olarak araştırma yazılarınız için ayrı bir dosya, karakter detaylarınız, replikler, dialoglar, kısa sahne notları için ayrı bir dosya yapın. Not defteri taşıyın. Gün içindeki ufak fikir kırıntılarını atlamayın.

Tüme varım, tümden gelim.

  En sevdiğim yazım şekli tüme varımdır. Oturur kitabınızın giriş bölümünü yazarsınız ve hikaye akıp gider. Sahneler arası geçişleriniz, hikayenin gidişatı daha orantılıdır. Tümden gelim ise daha çok profesyonellerin kullandığı bir stildir. Güzelce oturulur ve o an akıldaki bölüm yazılır bitirilir. Sonra ki gün başka bir bölüm. Daha sonra tüm yazılan bölümler uygun bir kronolojiye göre sıralanır. Önce yazılan bölümler bir sonraki bölüm için bir referans oluştururlar.

Günde kaç sayfa yazabilirsiniz?

  Yine kişiden kişiye değişen başka bir konu. Bir referans noktasına ihtiyacınız varsa, ben romanımı yazarken en verimli olduğum gün 14 sayfa yazabiliyordum diyebilirim. Bir dünde 4 sayfa,7 sayfa yazdığımda oldu. Tam 3 ay hiç yazmadığım daha doğrusu yazamadığım da oldu. Tabi o üç ayda kendimi baya bi paraladım ama olmadı. Tek cümle bile çıkmadı. Bu süre daha da uzun olabilirdi. Aynı karanlık dönem size de olursa hiç korkmayın. Bir gün aniden yazmaya başlayacaksınız. Benim size önerim, o gün kitabınızda yer almasını istediğiniz bölümü bitirene, sıkılana kadar yazın. Sıkılmak dedim evet. En ilkel ve en doğru cevabı vermiş oldum sanırım.

Oturur yazarım.

  Hayır yazamazsınız. İçinde en çok fantastik öge bulunduran kurgular bile bir araştırmaya dayalı olmak zorundadır. Elbette hayal gücünüzün sınırları hiçbir fizik kuralı yada dünya üzerindeki yasalarla sınırlı değil. Ancak normal olanı bilmeli, yaratacağınız dünya, en azından bizimkisine yakın tanımlar içermelidir. Ben romanımı yazdığım dönem internetimin olmadığı bir ortamdaydım. Bir bölümü yazabilmem için tıbbi bazı terimleri öğrenmem gerekti ve ne yaptım biliyor musunuz? Çok utanıyorum ama söyleyeceğim. Kütüphaneye gittim... 
  Tanıdığım cerrahlarla görüştüm ve bir kucak dolusu not aldım. Özetle ilham perisine bütün işi yükleyemezsiniz. Sizde masaya bir şeyler koymalısınız. Nasıl kitap yazılır? adlı, cevabı uçsuz bucaksız kırların ötesine dayanan yazımın sonuna geldim. Aklınıza takılan sorular olursa lütfen sormaktan çekinmeyin.

Not: 

Yazımı okuduktan sonra bir referans noktasına, bir örneğe ihtiyacınız olursa, kendi romanımı bu blog altında yayımladım. Buradan hikayeye göz atabilirsiniz. 

İlham perisi sizinle olsun. 
Sertan Comertel

29 yorum:

  1. hıc yorum almamıs olmasına ragmen yazınızı begendım.
    peki ya elimizde 3.5 karakter ve 7 yıl boyunca birbirinden bagımsız,farklı durum ve zamanlarda yazılmıs duzyazı ve şiirler varsa,bunları şiir kitabına donusturmeden nasıl hayata gecırebılecegımız hakkında bir fikriniz var mı?
    ki ben oldugunu yada olusacagını dusunuyorum.
    tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bi konunun ülkemizin okur yazarlık oranlarına bakıldığında hiç yorum almayacağını ben zaten yazarken biliyordum. Bence sizde şaşırmayın. 3.5 karakter kısmı dışında söyledikleriniz doğrultusunda çeşitli temalar eklenerek ortaya bi'şeyler çıkarılabilir.

      Benim tavsiyem düz yazı ve şiirler arasına biraz gerçekte olmamış olaylar eklemeniz. Bu şekilde düz yazı ve şiirleri bir kronolojiye oturtmanız mümkün. Düz yazı yada şiirlerinizi okuyucuya yansıtacak yada ağzına en çok yakışacağını düşündüğünüz karakterleri bu dizelerle bağlayabilirsiniz. Tabi ortada ağır bir konu yada anlatılması gereken Tek bir nokta yok ise baya bi kafa patlatmak lazım. Yani derleme yazılarla şiirleri karakterlerinize bağlayarak bir akış yaratmaktan bahsediyorum. Oldukça mümkün. Umarım bi parça yardımcı olmuşumdur.

      Sil
    2. sizinde dediğiniz gibi bende ulkemızdekı okur yazarlık oranlarına baktıgımda kıtap ıle bosuna zaman kaybettiğimi dusunuyorum..
      ben oldugum ıcın degıl,cıddı anlamda dahı bırı de yayınlamıs olsa felsefık dusuncelerını,goruslerını,yasantısından kesıtlerı,hak ettıgı ılgıyı bırakın yakınından bıle gecemıycektır.(acı ama bılınen gercekler)

      konuda bahsi gecen ne şiirler ne de tema hakkında hiçbirşey bilmemenize ragmen bekledıgımden fazla olumlu bir cevap oldu tesekkur ederım..
      ılham yada cesıtlılık konusunda skıntım yok fakat sanırım yaratıcılık,hayal gucu ıcın aynı seyı soylıyemıycem.buyuzden kıtabın bel kemiği olan konu ortada olsa da, -gercekte olmamıs olaylar konusunda tıkandıgımdan hıcbırseyı baglayamıyorum.bugune kadar belkıde 100 kez baglamaya calıstım kucuk bır bolumu fakat sadece 1 tanesını begendım..
      kendı yaptgnı begenmemek ınsanı ılerıye tasısa da,ılerlemeyı de engellıyor gbı duruyor.bırde boyle bırsey var..

      kı kaldıkı yasadıgımız kosullar,çalıştıgımz işlerde hayal gucu torpulenıyor.
      torpulenmezse işine adapte olamıyorsun..
      sankı gercek dunya ya uyum saglarsanız yazdıklarınzdan cok uzaklasıyorsunuz..
      yazılarınıza baglanırsanz sıze cok sey verıyor,gercek(yasadıgınız)dunya dısında..

      herneyse,sanırım yardım almadan basaramayacagım..
      yada thomas edıson misali 9999 kere... :)

      Sil
    3. ülkemizde yayıncılık malesef ver 10 bini kitabını yayınlayalım derecesine geldi. Okuyanı az yazanı çok bi ülkeyiz saçma bi şekilde. Bu yazanlar arasında bestseller olabilecek kapasitedeki insanlar malesef gelinen bu noktada kaybolup gidiyor. Bende bu konuda çok doluyum o nedenle pek fazla üstüne düşmüyorum.

      Gerçek dünya ile yaratıcılığınız arasında size geçişler yaptıran şeyler illa ki vardır. Bunları bulmanız iyi kullanmanız çok işinize yarar. Örneğin tek başına müzik dinlemek bi parkta oturmak v.s

      Hayal gücü ile ilgili söylediklerinize aynen katılıyorum. Törpülenmekle kalmıyor çok uzun süre ilgi gösterilmezse katlediliyor. Ben ilk kitabımı yazdım ikincisi için bi sürü notlar aldım ama gelin görün ki yazan nerde o parçaları birleştiren nerde... Ancak yazdım mevcut bazı durumlarım nedeniyle rafa kaldırdım. İleride fırsatım olsa kitabımın devamını sanki ilk çok okunmuş gibi yazar mıyım elbette yazarım.

      Hiçbirşeyi bağlayamadığnız yerde ipin ucunu bırakmanızı tavsiye ederim. Zaten ucu sizde değil ve düşündükçe zorlama bi'şeyler çıkaracaksınız ortaya gerek yok. Burada aklınızdan çıkarmamanız gereken şey kitabınızın bel kemiği. Ona yakışacak hikayeyi onunla birlikte sürdürebileceğiniz elementleri zamanla bulursunuz.

      Benim tavsiyem karakter sayınızı artırmanız. Yazdığınız düz yazılardan birini bir karaktere entegre ederek bir bölüm yada ufak bir diyalog yazmaya çalışın. Bende yardımcı olmaya çalışırım. İşin en zor kısmındasınız bunuda hafife almayın :)

      Sil
  2. ilk paragrafınızda herşey soylenmıs tarafınızdan. bende bırcok sey gbı bunun da uzerıne dusmuyorum.. ki kaldıkı kıtanı tr den once ıngıltere de yayınlatmayı dusunuyorum artık..
    aslına bakarsanız okunmama begenılmeme kaygım yok fakat suda bır gercekkı;
    ıyı yazılmıs bır kıtabı ıyı degerlendırebılecek okuyucu kıtlerı burada oldugundan ve tukıyede zıhnıyetınde ''aa bak bu kıtap yurtdısında cok tutulmus'' olarak tr raflarında daha fazla ragbet goruyor..zaten okuyucu kıtlemıs az,onların ıcındende ıyı okuyucuyu bu sekılde tesvıkle ayıklayabılırz dıye dusunuyorum.. herneyse,olacak olan olur zatende :D

    gercek dunya ıle yaratıcılıgım arasındakı baglantıları normal yollarla yakalamak ıcın ılhamın gelmesını beklemek yerıne carpık hayatları olan ınsanların hayatlarında bi şekilde bulunarakta suni yoldan gercek ılhamı cagırabılıyorum..bu konuda cıddı bır skıntım yok,sureklı yenı bıseyler cıkıyor kalemımden fakat artık cıksın ıstemıyorum.
    ucar kagıtlardakı yazıların fazlalasması daha cok dehsete kapılmamı saglıyor cunku yeterı kadarına sahıbım zaten artık yazmasamda olur,hatta guzel olur(bunu ılhamımın kusmesınden cekınerek yazıyorum,cunku bunun mumkun oldugunu daha once yasayarak ogrendım) ve artık elımdekı tek sıkıntı onları bırlertırebılmek.hıkaye (konu) elımde var olmasına ragmen...muhtemelen bır konuda eksıgım var ve onu tamamlamadan asla baslayamayacagım...1 yıldır sadece bırlestırmeye calısıorum ama mumkun degıl(hıcbırsekılde)... zorlamalarımın arkasından pes ettım herdefasında.ve hala elıme bırsey gecmıs degıl..

    sizinde dediğiniz gibi bu belırlı saatlerde baslayıp biten masa bası ısı olmadıgından,zamanlama buyuk sorun..basına oturdugunda tek kelıme cıkmıyor.
    ama işe giderken bındıgın otobus,durakta beklerkken konustugun bır evsız yada işinin basından aştıgı anda gelıverıyor..umarım 2. kıtabınız ıcın daha cok sey yapma fırsatını yakalarsınız. donem donem bu ısının ımkansızlıgına kapıldım,donem donem arastırmalar yaparak yenıden sarıldım(1 yıldır) ama artık oyle bır noktadayım kı fıkır bıle yurutemıyorum,notr um bu konuya karsı.ne oalcagını kestıremedıgımden tek kendınden emın bır kelıme bıle etmem..ızlıyorum sanırım sadece.. ve daha kac kez kıtabı yazmanın basından donecegımı de bılmıyorum..

    evet.zorla cıkan bırseylerı sonrasında begenmedıgımden zorlamayla olmayacagını cozdum.
    kıtabın konusu beynımde,şiirler yazılar elımde..fakat bırlesmıyor işte :) eksık bırsey var bende ne oldugunu bılmedıgım..zamanla bulabılecegıme ınandıgınız elementler bır ıhtımalden oteye gecmedı,gecmeyecegınıde dusunuyorum..

    karakter sayımda tabıkı degısıklıkler olabılır fakat okuyucuya gereklı olan bılgıler dısında verılenlerı zırvalık olarak degerlendırıyor ınternette okudugum bır cok yazı..
    kurallara baglı kalmayı sevmıyorum.cnku onlara baglı kalmaya calıstıkca ozgunlugumden cıddı bı odun verıyorum ve asıl zırvalık oyle baslıyor..

    sonuc olarak sanırım sadece sıkıntımı paylasıyorum,buna herhangı bıryerden bır cozum bulamıycagmı bılerek arıyorum cozumlerı aslında... tesekkurler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bol şanslar diliyorum o zaman. Dediğim gibi işin en zor kısmındasınız. Ancak ufak bi kıvılcım bile yazı ve şiirlerinizi en azından bir noktadan bağlamaya yeter. Ondan sonrada bi bakmışsınız hikayenizin finalini yazıyorsunuz. Elinizde hiçbişey de olmayabilirdi birazda kendimizi motive etmek lazım :)

      Yayınlatma konusunu yazım esnasında hiç düşünmeyin bence. Zaten ileride yeterince karışacak olan aklınızı şimdiden yormayın. Baktınız araştırmalarınızda pek bişey çıkmadı artık beraber yazarız hikayenizi :) Kolaylıklar diliyorum şimdiden.

      Sil
    2. suan sadece kıtaba odaklanmıs durumdayım,kafam yeterınce dolu oldugundan sonrasını hıc dusunmuyorum.
      telefonum,defterlerım,bılgısayarım heryer cok yazıyla dolu,yazılar heryerde :D
      onları bırazdaha derleyıp toplamam gerek once.
      onları gıttıgım yeryere tasıdım,suanda benımle bırlıkte ıngıletredeler ama oylece bırbırımıze bakıyoruz.

      tesekkur ederım fakat ayırabılecek zaman bulsanız kendı kıtabınıza ayırırdınız bence :) bende olsam oyle yapardım cunkı,
      kı ben yazmaya calısırken telefonumun calmasından,karnımın acıkmasından ve o kadarkı lavaboya gıtme ıhtıyacı duymaktan bile gıcık oluyorum :D
      turkıyede yardımını almak ıstedıgım arkadslarım da var fakat yazısarak bıryere kadar. bende sureklı gelemıyorum,gelsemde uzun kalmıyorum.
      istediğimiz kadar ıyımser olalım ama sıkıntı gorunenden buyuk aslnda :)

      Sil
    3. O zaman işe bi klasör ve bi sürü a4 kağıtla başlayın. Sağda solda telefondaki yazılarınızı tek biryerde toparlayın. Onlarda kendi aralarında bi kaynaşsınlar yani

      Sil
    4. Öte yandan kelin ilacı olsa kendi başına sürer tarzında bi benzetme geldi aklıma:) şu sıralar vaktim oluyor ancak kitabımla ilgili uZun zamandır pek bişeyler hissedemediğim için pek kalem almıyorum elime. Ancak sizin hikayeniz için yapabileceğim herhangi bi şey olursa tardımcı olmak isterim. Hayalet yazar olabilirim yani . Yeni bişeylere göz atmayalı uZun zaman oldu.

      Sil
    5. ınanın bana a4 kagıdıyla basa cıkılacak gıbı degıl.
      sagda soldakı herseyı kagıda dokmeye kalksam onları burdan tr ye tasıyamam :D
      buyuzden a4 degılde pc ye atmak daha mantıklı olucaktır benım ıcın..
      kı kaldıkı daha once pc ye attıgım yazılar verı kaybından yada vs herhangı bır durumdan kaybolmasın dıye guvenmeyerek maıl kutumada atmıstım.
      ve bu hareketı bırkac kez tekrarladıktan sonra ortalık dahada karıstı.. hala pc ye guvenmıyorum vede herseı a4 lere almak hala bana muthıs zaman kaybettırıcek..kı bazen kendı yazımı okuyamama durumum var.sanırım yıne tek care pc :D

      Sil
    6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    7. Yazma çabası, ortaya bir eser koyma aşkı.. Saatlerimizi harcadığımız ve belkide ortak kaygımız bu. Onlarca hikayenin yazarlığını yaptım. Dergilerde ve Bir kısım gazetelerde yer bulan onlarca yazı.. Hiçbiri gerçek kimliğimle çıkmadı..
      Arkadaşımın adıyla çıkan yazılar çok beğenildi.. bu durumu dahi başka bir kitapta ele alan uzun uzadıya bir hikaye yazmaya başladım..
      Bitti mi hayır, şizofrenik bir dünyanın oyun kurucusu olmak gibiydi.. Kendini kendinden gizlemek.. Kendini aramaya koyulmak.. Tam bir delilik.. Deliliği kendime saklarken övgüleri ise başkalarına yönlendirmek..
      Kağıt ve kalemle oluşturulan koca bir dünyam..
      Yıllar önce aynı kaygıyla hareket ettiğimi itiraf etmeliyim. Yazılarınız kesnliklikle kurguya kendini bırakmamalı.. Yazılarınızın akışına bırakın kendinizi.. Böyle olunca hiçkimse okumaktan vazgeçemeyecek.. Şuan olduğu gibi... Belki de demek istediğim tam olarak buydu.. Kurgudan öte okunabilirlik..
      Derlediğiniz ne varsa bir kenara bırakın, İnanın testide kıymetli birşeyler varsa, yapacağınız araştırmalar sadece tuzu ve biberi olacaktır..
      sevgiyle kalın.

      Sil
  3. belkı de elımde hıcbırsey olmamasını yeglerdım.
    yada bır cok kez onları yakmayı dusundugum anlardan bırınde bunu gerceklestırmıs olmayı.. :)

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. yenı bırseylere goz atmanın en guzel yanı da kendı kafanızdakılere farklı bır bakıs acısı gelıstırmesıdır..
    face yada herhangı bırsey kullanıyormusunuz ? ordan baglantıya gecebılıırız.
    daha pratık olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://m.facebook.com/sertan.comertel?ref=bookmark#!/sertan.comertel?ref=bookmark. Linki nası kopyaladım bilemiyorum bi hata varsa eve dönünce tekrar atarım

      Sil
  6. Yazılarınız bana çok yardımcı oldu, ne zamandır kitap yazmak istiyordum ama bir türlü cesaret edemiyordum kötü yazarım, beğenilmez ve daha çok hayal kırıklığına uğramaktan korkuyordum ama sonra sizin yazınızı okuduğum da kendime güvenim geldi :D ama sadece bir sıkıtım var o da yazım kuralları ve noktalama işaretleri. İnternetten kendi çabalarımla birşeyler yapmaya çalışıcam :) İnşallah başarılı olurum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin büyük kısmından korkmayıp, noktalar, ayrı yada bitişik yazılması gereken -da'lara -de'lere bu kadar takılmanız kaç puan acaba :) Tabi ki dilimizi doğru kullanmak önemli ancak cümleleriniz de anlatmak istedikleriniz daha da önemli bence. Başlangıç olarak virgül kullanımına dikkat edin gerisi gelir zaten. Şimdiden kolay gelsin.

      Sil
    2. Geç cevap verdiğim için kusura bakmayın. Kitabıma çoktandır başladım. Kitabım da güzel bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum ve devamını da yazmaya devam edeceğim :)Bir gün kitabım kütüphane rafların da, kitabevlerinde olursa bu kitabımın çıkmasında en büyük destek sizsinizdir :) yazılarız için teşekkür ederim :)

      Sil
    3. Çok cömertsiniz teşekkür ediyorum. En ufak bir fikir verdiysem ne mutlu bana. İlham perisi sizinle olsun kolay gelsin.

      Sil
  7. Bende izninizle bir fikir almak isterim Ben kalp hastasi oglumun hamileligimden itibaren hikayesini yazmaya basladim fakat bana yardimci olabilir diyebiliceginiz biri varmi hikayemi okutup danismak isterim nasil ilerlemem gerektigi hakkinda bilgi almak istiyorum kime nereye basvurmamin bana faydasi olur tesekkur ederim. Eda kose

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eda hanım bu konuda en büyük yardımı yakın çevrenizden alabileceğinizi düşünüyorum. Profesyonel anlamda editörlerin bitmemiş bir hikayeyi okuyacağını sanmam. Tabi ki bildiğinizi yada kitaplarını okuduğunuz yayın evlerine mail yoluyla ulaşıp normal bir başvuru değilde şimdiye kadar ki gidişatınız hakkında yorum talep edebilirsiniz. Bu yasak ya da yanlış bir şey olmaz. Bir bölümünü burada paylaşabilirsiniz.
      Profesyonel bir yardım istiyorsanız az önce de belirttiğim gibi yayın evlerine durumunuzu anlatan bir sayfayı geçmeyecek şekilde bir açıklama yazıp onlardan kısa bir yorum talep edebilirsiniz. Başka yardımcı olabileceğim bir konu olursa lütfen paylaşın. Mutlu günler dilerim.

      Sil
  8. Yazınız, cesaretimi toparlamam ve ilham perilerinin yavaşça etrafımada dolaşmasına sebep oldu. Emek harcayıp düşüncelerinizi ve yardımalarınızı bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Bir fikir verebildiysem ne mutlu bana. Kolaylıklar diliyorum.

      Sil
  9. Meail hesabinizdan irtibata gecip bu konu uzerine detaylica konusmak isterim

    YanıtlaSil
  10. Ben kendimi geliştirmek için yazmaya çalışıyorum. Kendimi karşıdakinr anlatma sorunum var. Hiçbir şekilde gerçek düşüncelerimi karşıya yansıtamıyorum sürekli tam tersi olarak yansıyor. Belki içimdeki duyguları kitap şeklinde aktarırsam düzelir umuduyla yazıyorum. Umarım işe yarar. Kitap yazıdıgımı duyan kişiler güldüler dalga geçtiler. Bu yüzden hırslandım ve hedefimi daha yüksek tuttum ama kendime güvenim yok ):

    YanıtlaSil
  11. Merhabalar yazıları baştan sona okudum araştırma amaçlı girdim siteye ve en başından beri okudum benim de bi sıkıntım var daha çok aşk hikayesi siirler güzel sözler hem geriye dönük bes sene içinde yazılmış olan ve hala yazmaya devam ettiğim cümleler var hepsi sevgiliye dönük ve ona özlem içeren cumleler bunlari kitaba çevirmek istiyorum neyi tavsiye edersiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir özlem ve kavuşamamak var ortada sanırım buradan yola çıkarak aralarından engel olan karakterlerin birbirlerine yazdıkları mektuplar olabilir. Kronolojik bir şekilde yaşananları okuyucuya aktarabilirsiniz

      Sil